Türkiye’de sitelerin engellenmesi hadisesi

2. Yargının verdiği kararın cezanın uygulanması açısından düşünülebilecek bazı yönleri

Peki başvurulardan sonra yargı süreci nasıl işleniyor nasıl bir ceza veriliyor, dışardan gördüğümüz kadarıyla biraz üzerinde duralım.

Asıl konuya geldik aslında. Mahkemeye birisi gelmiş ve demiş ki, example.com sitesini tamamen kapatın. A sayfasında, B kullanıcısı benim hakkımda şöyle şöyle iftiralar yazmış, hakaretler etmiş. Adam iftira ve hakaretler konusunda haklı olsun, tespit ettik hakaretlerin bulunduğu sayfaları hakkaten. Durup varolan kanunlardan ayrı olarak, eğer kanunları meclise götürebilecek durumda olsaydık, olayı biz nasıl çözebilirdik, nasıl bir kanun paketi hazırlardık diye düşünelim. Buraya olası tüm yaklaşım ve bu yaklaşımlardan doğan edinilmesi gereken bilgileri aklıma geldiği kadarıyla yazmaya çalışayım:

a. Site sahibine ceza vermeli miyiz? Site sahibi site içeriğinden sorumlu mudur? Site sahibini tespit edebiliyor muyuz?

b. Site domain sahibi ile site sahibi aynı kişiler mi?

c. Sitenin domain ya da hosting hizmeti Türk bir firma tarafından mı veriliyor, yoksa herhangi birisi ya da ikisi de yabancı firmalar mı? Yargının alacağı herhangi bir kararın bu ülkelerde uygulanması gibi bir ihtimal var mı?

d. Kullanıcının kim olduğunu tespit edebiliyor muyuz? Edebiliyorsak, Türk vatandaşı mıdır değil midir? Kullanıcıya bir ceza verilmeli mi?

e. Tekzip yayınlatmak gibi seçeneklerimiz mevcut mu? İçeriğin kaldırılması sağlanıyor mu?

f. Suçu işleyen ve cezayı alması gereken kimdir? Ceza şekli itibari ile kimi ne yönden hedeflemelidir?

g. Suçlar farklı kategorilerde değerlendirilmeli midir? Mevcut kanunlara ceza ve suçun tanımı açısından uyumluluk gerekir mi?

Yani ben çıkıp medyaya birine hakaret etsem, nasıl ki onun cezası ve suçun tanımı ile ilgili bir kanun var, bu varolan kanunla, internet üzerinden hakaret meselesi aynı şekilde mi ele alınmalı. Yoksa internet hukuku adı ile diğer kanunlardan farklı yeni bir yaklaşım mı getirilmeli?

Bazı örnekler üzerinden gidip, en genel sonucu bulmaya çalışalım. Ancak şu anda bunları daha önceden oturup ciddi bir plan yapıp, düşünüp yazmadığım için eksik yönleri olabilir. Ayrıca amacım, varolan kanunların yerine kanun koymak, kanunların yanlışlığı yönünde insanları bir yöne sevk etmeye çalışmak değil. Gelebilecek olası yorumlarla da işin kavga konusu olmak yerine nasıl daha iyi bir çözüm olabilir konusuna dönüşmesini sağlamaya çalışılabileceğini düşünüyorum. Neyse örneğe geçelim.

ÖRNEK : Çok kullanıcılı, sahibi Türk, hosting ve domaini Türk firmalardan sağlanan example.com domainli sosyal iletişim sitesinde sitenin A isimli, kimliği belirlenebilen bir kullanıcı tarafından B kişisi hakkında çok ciddi iftiralar, sitenin bir sayfasında yazılmış ve yayınlanmıştır. Bu durumda ne yapılabilir?

Bir kere bence, A yaptığı şeyde kesinlikle masum değildir. Hürriyet, tanımı içinde başkalarının hürriyetine zarar vermediğin sürece hürriyettir. Özgür internet olsun eyvallah ama, insanların asılsız hakaretler ederek başkalarını küçük düşürmesine, zor duruma sokmasına göz yummak da doğru değil bence. Herkes aklını başına alsın lütfen, özellikle bu konuda çocukça şeyler söyleyenler. Bazıları “özgür internet” fikrini yanlış anlıyor olabilir, bazı tuzu kuru durumlar nedeniyle. Ama bu tuzu kuru insanlar, muhtemelen kendileri hakkında bir sitede çok ciddi hakaretler yayınlansa hemen hackercıklar olmaya soyunurlar nedense. Kaybedecek birşeyi olmayan insanların “aman hakkımda ne olursa olsun” diye böyle sınırları aşmış bir özgürlük anlayışına verdikleri desteği iyi değerlendirmek lazım.

İnsanlarda genelde, kendi sahip olamadığı birşeyleri başkasında gördüğü zaman kıskançlıklarından ne yapacaklarını şaşırırlar. Bu insanların durumu da buna benziyor, benim başıma böyle birşey gelmez zaten diye düşünüp; başına, hem de hiçbir suçları olmadan orda burda kendilerine iftira edilerek böyle şeyler gelen insanları umursamaz bir tavır alamazlar. Hakaret edeni, iftira edeni normal karşılamak bana M. Akif’in;

“Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta /Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi ”

dizelerini hatırlatıyor. Birileri A’nin yazdığı şeylerin sorumluluğunu almalı ama kim?

Keşke insanlar sitelerinde yayınlanan içerikler konusunda az-çok değerlendirme yapıp ona göre içerikleri yayınlasalar. “Aman kimse kimseyi eleştirmesin” demek değil bu “yapıcı eleştiri yapın” gibi ancak ilkokul çocuğunu kandırabilecek şeyler yazılsın sadece de demiyorum. Ama açıktan, herhangi bir makul sebebe dayanmayan, haddini çok ciddi şekilde aşan ve karşıdakine sadece zarar vermek amacı güden içeriklerin yayınlanmasına da hoşgörülü bakmayı, özellikle bu tip olaylardan muzdarip insanların durumlarını duydukça benim midem kaldırmıyor.

Peki ama ne yapılsın o zaman yukarıdaki durum için? Normalde biri kalkıp birine hakaret etse mesela bir gazete köşesinde, -hukuksal yönünü çok bilmemekle beraber- gördüğümüz kadarıyla, ya bir tazminat ödüyor hakaret ettiği kişiye ya da bir tekzip yayınlıyor. Gerçi şahsi kanaatim, bu cezanın “çamur at izi kalsın” durumları için yeterli olup olmadığı konusunda çok ikna da olmuş değil ama o başka bir yazının konusu.

Bu durum bence web siteleri için de uygulanabilir bir ceza türü olabilir. Yani bir karar ile örnekteki example.com sitesi sahiplerine uygun bir tekzip yazısı gönderilerek, A kullanıcısının ismi ile, yazının bulunduğu sayfada yayınlanabilir. Yazının bulunduğu sayfada yayınlanırsa, arama motorlarında indekslenen sayfaların gittiği linklerde de tekzip yazısı görüneceği için güzel bir çözüm olabilir. A kişisinin kimliği tespit edilmeye çalışılarak bir tazminat da talep edilebilir.

Peki böyle bir ceza neleri getirebilir? Öncelikle siteleri DNS den yönlendirme gibi ceza uygulamaları kalkabilir. İhtiyaten alınıyorsa bu karar, ihtiyaten sadece söz konusu yazının kaldırılması yönünde bir karar alınabilir. Ancak özellikle tazminat gibi bir ceza alacağından korkan fakat gene de birileri hakkında ileri geri birşeyler yazmak isteyen A kişisi, yanlış kimlik bilgileri ile üye olabilir (kim bir yere üye olurken gerçek bilgilerini yazıyor ki zaten), çeşitli yurtdışındaki proxyler üzerinden sitelere erişim yazı yazabilir, vb.

Dolayısıyla yazanın kimliğini yazan Türk bile olsa tespit etmeye çalışmak çok güç bir durum. Dolayısıyla tazminat olayı çok havada kalacak bir ceza olur muhtemelen. Burada gene durup düşünmek lazım, tekzip yayınlatarak olay çözülmüş ve hak yerini bulmuş mu oluyor? Hakkınızda yapılan iftiralar nedeniyle, işinizi kaybetmişseniz, itibarınızı kaybetmiş iseniz, bir tekzip yazısı herşeyi tamir etmiş mi oluyor? Size bunu yapan da muhtemelen aynı yazıyı yazdığı 50 kadar forum sitesine dava açmanızı izleyip kıs kıs gülüyor olabilir. “İnternet bu işte” deyip geçilebilir mi bu konu. “Aman özgür de olsun özgür” diyerek bu kadarı yeterli diyebilir miyiz?

Hacker diye tanımlanan insanların bazıları uluslararası alanlarda çok ciddi cezalar alınır, gerektiğinde uluslararası bazı güçler ile aranırlarken, bir kurum yerine bir şahsa yapılan bir suç aynı ciddiyette değil midir? Hacker, bir firmadan bilgi sızdırırdığı için firmaya zarar verirken, başka birisi 50 tane sitede o firma sahibi hakkında yalan yanlış şeyler yazıp müşterilerini kaçırsa zarar vermiş olmaz mı? İnsan MSN şifresini çalan adama kızdığı kadar, ailesinin huzurunu kaçıran adama kızmaz mı?

Hackerı, daha “hacker” sıfatı ile neredeyse suçlu konumuna düşüren birilerine “zarar vermesi” değil midir? Ve bir kötü bir içeriğin birileri hakkında yayınlanması bazen birilerinden gizli bir datanın çalınmasından daha kötü sonuçlar doğurmaz mı?

Site sahibi eğer içeriklerin yayınlanması konusunda sorumluluğu üyelere vermiş ise (üye olurken o okumadığımız yazılarla, bir geçerliliği varsa tabii) uygun bir tekzip yayınlama ve konu olan içeriği kaldırmakla sorumlu olması yeterli görünüyor. Ancak A kişisi, yaptığını bir gazetede yapsa idi suçu ne olacaktı ise, internette yaptığının da cezası o oranda olmalıdır ve eğer çok ciddi bir zarar söz konusu ise A’nın yakalanması ve gerekirse B’nin zararını telafi etmesi için gerekenleri yapılması gerektiğine inanıyorum. Yukarıda A’nın davranışını iyi değerlendirmemiz lazım. Burda bahsettiğim A’nın davranışı bir şahsa/kuruma zarar vermek amacı güden ya da B’nin haksız yere zarar görmesi ile sonuçlanan bir durumdan bahsediyorum, hakaret, iftira, özel hayata tecavüz vs. Yoksa bir firmanın fiyat politikasını, hizmetlerini eleştirmek, yaşadıklarının anlatılması bence, yazan kişi durumu kanıtlayabiliyorsa, firma ne kadar zarar görürse görsün yayınlanması konusunda engel konulmaması gereken özgürlük kapsamına alınabilecek şeyler bence.

Birşeyi, birisini belirli bir seviyede eleştirmek bence ifade özgürlüğü kapsamına girebilecek konular. En kötü örneği, en kötü durumu yazmaya çalıştığım için sanki “yasakçı” bir zihniyeti savunduğum gibi bir yanlış algılama olabilir. Yazdıklarımın dikkatle okunmasını rica ediyorum, bu yazıyı yazma sebebim mağdur olanların haklarını gözeten ve fakat özgür bir internet nasıl olabilir düşüncesinden harakettir.

En çok yorumlananlar

Pages: 1 2 3 4 5


You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

AddThis Social Bookmark Button
12345 (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...

One Response to “Türkiye’de sitelerin engellenmesi hadisesi”

  1. Öncelikle düşünceni samimi, anlaşılır ve çok taraflı bir şekilde ele aldığın için teşekkür ederim.

    Birkaç kelam da ben edeyim:
    “Yani ben çıkıp medyaya birine hakaret etsem, nasıl ki onun cezası ve suçun tanımı ile ilgili bir kanun var, bu varolan kanunla, internet üzerinden hakaret meselesi aynı şekilde mi ele alınmalı. Yoksa internet hukuku adı ile diğer kanunlardan farklı yeni bir yaklaşım mı getirilmeli?”

    Özel Hukukun alt kolu olan Medeni Hukuku ilgilendirir. “Medeni Kanun,toplumun rahat ve mutluluk içerisinde yaşayışını,devamlılığını sağlamak amacıyla düzenlenmiş bir kurallar bütünüdür.[bknz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Medeni_Kanun ]” wordpress.com’a, mahkeme kararıyla erişim engellendiğine göre, mevcut şikayeti bir madde ile ilişkilendirdiler. Bu durumda, ceza uygulamasını biraz törpüleri gerekir diyebiliriz. Önerilerinle birlikte ben de şunu öneririm ki: Kişilere içerik sunmalarını izin veren site sahipleri ile birlikte, içeriği yazan kişiler de sorumlu tutulmalı. Her kişi yazdığı içeriğin altına imzanı atmalı ki sorumluluğu üzerine alsın; vur kaç durumlarıyla ortam gerginliğine sebebiyet vermesin.
    Tekzip fikrini de destekliyorum.

    Son olarak “Biz özgürüz! Kimse bizi kısıtlayamaz!” diyen arkadaşlara şunu belirtmek isterim ki : özgürlüğümüz anayasamızda yer alan maddelerden arta kalanlarda saklıdır. Hepimiz anayasamıza saygı duymalı ve ihtiyacı karşılayamayan maddeleri daha yapıcı bir şekilde eleştirip, TBMM gündem maddelerinden biri haline getirmeliyiz. Kuru gürültü ve taşıma su ile değirmen dönmez…

    “Title için “hacked by Telekom” da ilginç bir seçenek olabilirdi. “Vay be wordpressi Telekom nickli biri hacklemiş. Ne alem adam, siteye de şu bizim site engellenince yazılan yazılardan yazmış”
    “I kiss you” de yazılabilirdi :)

    Kalemine sağlık diyorum…

Leave a Reply