Türkiye’de sitelerin engellenmesi hadisesi

“Site kapatma” ile ifade ediliyor sanıyorum, mahkeme bir sitenin Türkiye’de erişimini kapatma kararı aldığında, Telekom’un uyguladığı yasak. Az önce Murat Çorlu‘nun blogundaki yazı ile öğrendim Wordpress.com’un Türkiye’de erişiminin engellendiğini. Wordpress.com’a gittiğimde de title kısmında “Site kapatma” yazan o klasik sayfayı gördüm. Demek ki uygulama “yasak” değil “kapatma” Telekom jargonunda. Bu tip olayları genel olarak birçok başlık altında ele alabiliriz. Bunlardan bazılarına değindikten sonra bazı alakasız bilgi verip öneriler vereceğim. Sonra da bilişim suçları hakkında özet olarak düşüncemi yazacağım. Başlıklarımız şunlar olsun:

  1. Bir sitenin kapatılması için başvuran insanların duygu, düşüncesi
  2. Yargının verdiği kararın cezanın uygulanması açısından düşünülebilecek bazı yönleri
  3. Telekom’un yargının verdiği kararın uygulanması
  4. Uygulamanın etkilediği insanların, grupların durumları
  5. Kapatılan sitelerin yerine gelen sayfaların teknik açıdan irdelenmesi

1. Bir sitenin kapatılması için başvuran insanların duygu, düşüncesi

Bu tür olayları en başından ele alalım. Bu yasaklar bir mahkeme kararı olduğuna göre, birileri gidip mahkemeye bazı nedenlerle başvuruyorlar demek ki. Ne gibi başvuru nedenleri olabilir diye düşününce, başvurmak için haklı nedenler olabileceği kanısına varıyorum. Örneğin, siz bir şirket yöneticisisiniz. Tüm satış işlerinizden sorumlu olan birisi herhangi bir nedenden ötürü işten ayrıldı ve ertesi gün bu kişinin sitesinde, o güne kadar yaptığınız tüm satış yazışmalarını, teklifleri buldunuz. Ya da daha kötüsü, kime ait olduğu bilinmeyen birçok sitede, forumlarda hatta rapidshare gibi birçok yerde bu dökümanların yayınlandığını gördünüz. Ne yaparsınız?

Bu en hafif örnek, daha kötüsü de olabilir. Yakın bir arkadaşınızla yaptığınız kavga sonucu, kendisinde bulunan sizin kariyerinizi etkileyecek, sizi küçük düşürecek sizin içinde bulunduğunuz bir video youtube da yayınlanmaya başlayabilir. Ya da yeni boşandığınız eşiniz, garip bazı şeyleri anonymous bir şekilde orda burda ifşa etmeye başlayabilir. Bir sitede sizin hakkınızda, aileniz hakkında çok ağır iddialarda ve iftaralarda bulunulabilir. Bunlar gibi binlerce ancak başa gelince anlaşılabilecek birçok şey olabilir.

Bizzat duyduğum örnekler de yok değil. Evlenmek üzere olan bir delikanlının resmi bir arkadaşlık sitesinde ona ait bir resimle “ben kadınlardan değil erkeklerden hoşlanıyorum” gibi bir yazı ile yayınlanmıştı. Bu delikanlı bir arkadaşımın arkadaşı idi ve benim internet işlerinden anladığımı öğrenince çocuğun nişanlısı ağlamaklı beni arayıp, “nolur yapabiliyorsanız birşeyler yapın, bu iftira yüzünden evliliğimiz tehlikeye girdi, çevremizdeki insanlar bizimle görüşmüyor, perişan olduk” demişti. Daha da kötüleri var ama sanırım demek istediklerim anlaşıldığı için böyle kötü olayları anlatmaya gerek yok.

Şimdi düşünelim, böyle bir durumda ne yapabiliriz diye. Ülkemizde yargı kurumları olduğuna göre, yargı kurumlarına başvurmak en mantıklı yol gibi görünüyor. Ki bu başvuruları yapan insanların da bu durumlardan çok farklı şeyler yaşadıklarını sanmıyorum. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi bir mantık görüyorum çoğu insanlarda bu tip durumlarla ilgili. Ama bence bu insanlar eğer kendilerine karşı yapılan haksızlık ispatlanabiliyorsa yerden göğe kadar haklılar, mahkemeye başvurmakta. Tabii, başvuru yapanların üzüm yemek gayesinde olması, ve yargının bağcı dövüldüğü zaman başvuru sahibine dur demesi gerekir diye düşünüyorum.

Daha geniş olarak ifade edecek olursam, diyelim ki example.com adresli sitede benim hakkımda iftiralar yazdı bazıları. Ben de çok rahatsız olup mahkemeye başvurdum, istediğim şey sadece benimle ilgili olan iftiraların kaldırılmasını talep etmek ise kimsenin birşey diyebileceğini sanmıyorum. Ama tutup, madem benimle ilgili böyle iftiraların yayınlanmasına göz yumuyorlar, kapatın example.com u gitsin gibi bir düşünce içinde olmak hiç sağlıklı bir yaklaşım olmayacaktır. Hatta bu tip insanları, internet kullanmamaya davet ediyorum, internetimiz böyle saçma yaklaşımlar içinde olan insanlardan arınsın diye. Amaç bağcıyı dövmek olunca, insan haklı iken haksız duruma düşebilir insanların gözünde.

Başvurular ile ilgili, ciddi şekilde eleştirilebilecek sadece bir nokta olabilir, o da eğer bu başvuru süreci çok gevşek ise, yani bu başvurular değerlendirilirken iyi bir inceleme yapılmadan hemen işleme konuluyorsa, ve işleme konulduğu zaman tedbir olarak siteler kapatılmaya çalışılıyorsa burda bir problem var demektir. Çünkü bir site aleyhtarı 100 kişi ayrı zamanlarda başvuru yapsalar ve sadece başvuru nedeniyle siteler ihtiyaten kapatılsa site sahibi ve kullanıcıları zarar görmüş olmaz mı?

Sürecin böyle olup olmadığını bilmiyorum, sadece bir ihtimalden bahsediyorum. Bilgisi olan varsa, yorum yazarak bizi bu konuda aydınlatabilir.

Pages: 1 2 3 4 5

1 Yorum »

  1. Hayri Kılıç dedi ki: ,

    Tarih : August 20, 2007 @ 12:18 am

    Öncelikle düşünceni samimi, anlaşılır ve çok taraflı bir şekilde ele aldığın için teşekkür ederim.

    Birkaç kelam da ben edeyim:
    “Yani ben çıkıp medyaya birine hakaret etsem, nasıl ki onun cezası ve suçun tanımı ile ilgili bir kanun var, bu varolan kanunla, internet üzerinden hakaret meselesi aynı şekilde mi ele alınmalı. Yoksa internet hukuku adı ile diğer kanunlardan farklı yeni bir yaklaşım mı getirilmeli?”

    Özel Hukukun alt kolu olan Medeni Hukuku ilgilendirir. “Medeni Kanun,toplumun rahat ve mutluluk içerisinde yaşayışını,devamlılığını sağlamak amacıyla düzenlenmiş bir kurallar bütünüdür.[bknz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Medeni_Kanun ]” wordpress.com’a, mahkeme kararıyla erişim engellendiğine göre, mevcut şikayeti bir madde ile ilişkilendirdiler. Bu durumda, ceza uygulamasını biraz törpüleri gerekir diyebiliriz. Önerilerinle birlikte ben de şunu öneririm ki: Kişilere içerik sunmalarını izin veren site sahipleri ile birlikte, içeriği yazan kişiler de sorumlu tutulmalı. Her kişi yazdığı içeriğin altına imzanı atmalı ki sorumluluğu üzerine alsın; vur kaç durumlarıyla ortam gerginliğine sebebiyet vermesin.
    Tekzip fikrini de destekliyorum.

    Son olarak “Biz özgürüz! Kimse bizi kısıtlayamaz!” diyen arkadaşlara şunu belirtmek isterim ki : özgürlüğümüz anayasamızda yer alan maddelerden arta kalanlarda saklıdır. Hepimiz anayasamıza saygı duymalı ve ihtiyacı karşılayamayan maddeleri daha yapıcı bir şekilde eleştirip, TBMM gündem maddelerinden biri haline getirmeliyiz. Kuru gürültü ve taşıma su ile değirmen dönmez…

    “Title için “hacked by Telekom” da ilginç bir seçenek olabilirdi. “Vay be wordpressi Telekom nickli biri hacklemiş. Ne alem adam, siteye de şu bizim site engellenince yazılan yazılardan yazmış”
    “I kiss you” de yazılabilirdi :)

    Kalemine sağlık diyorum…

Yorum RSS · Takip URI

Yorumunuzu Ekleyin

Ad - Soyad: (Gerekli)

E-posta: (Gerekli)

Web siteniz:

Yorumunuz: