Bilgisayar terimlerinin Türkçe’leÅŸtirilmesi…
Bilgisayarla ve ilgili tüm somut-soyut kavramlarla içli dışlı olan biz yazılımcı taifesi, daha çok İngilizce temelli kelimelerle konuÅŸuyoruz ister istemez. Çünkü bu teknoloji bizim içimizden deÄŸil yabancı memleketlerdeki insanların içinden çıkıyor ve öyle olmaya da devam ediyor. Bilgisayar ve internet ile ilgili İngilizce olarak bulabildiÄŸimiz birçok kaynak dökümanın Türkçe’si olmayınca bu durum “mecburen” yerleÅŸik bir hal almaya da baÅŸlıyor ve dilimize köklü bir ÅŸekilde yerleÅŸmeye baÅŸlıyor.
İnternet ve beraberinde gelen tüm teknolojiler çok hızlı bir şekilde gelişiyor ve hergün yeni terimler, ifadeler dünyanın dil dağarcığına ekleniyor. Ve insanlar bu terminolojiyi, bilgiyi aldıkları yerden öğreniyorlar. Ve bilgiyi aldıkları yerlerin tamamına yakının dili de genelde İngilizce. Dolayısıyla aslında internet ve beraberindeki teknolojiler ile ilgili Türkçe karşılık bulunması, bulunan kelimelerin dile yerleştirmesi ve bu kelimelerin insanların diline ulaşabilmesi süreci genelde sonuçsuz kalıyor. Ve aslında karşılık olarak getirilen kelimelerin hiçbiri günlük hayatta kullanım imkanı bulamıyor. Çünkü bugün derin teknik mevzularda işin kaynağından bilgi almak gerekince, gene İngilizce kaynaklara başvurmaktan başka çare yok. Ve artık bu durum, bu sektördeki bir insanı, gün boyunca sürekli İngilizce ile haşır-neşir olmak durumunda bırakıyor.
Normal bir günümde işimle ilintili olarak gezdiğim sitelerin neredeyse tamamı İngilizce iken, benden kullanılan terimlerin Türkçelerini kullanmamı beklemek çok makul bir beklenti değil bence. Bunun önemli bir nedeni de karşılık olarak getirilen kelimelerin yaratıcılıktan uzak, çeviri kokan ve kelimenin derinliğini, anlam algısını kaybetmesine neden olan bir yapıda olmalarıdır. TDK bu konuda çalışma yaparken bence yazılımcı, sistem yöneticisi, ağ yöneticisi, vb gibi, sektörün içinde ve genç insanların görüşlerini almalı idi. Bunu yaptılar mı bilmiyorum ama eğer böyle birşey yapılmış olsa idi muhtemelen daha çok içimize sinebilecek karşılıklar çoktan gelmiş olurdu diye düşünüyorum.
Bence özellikle sözcüğün oluÅŸturulması bakımından bir zeka içeren ve özellikle tamamen yeni bir kavramı anlatmak için kullanılan “internet” gibi terimlere karşılık bulurken, direkt çeviriden faydalanmak doÄŸru bir yaklaşım deÄŸil. Çünkü bu çeviriler, genelde anlam derinliÄŸini ve kelimenin letafetini yansıtmıyorlar. Böyle olmasının nedenlerinden biri de, karşılık olarak gösterilen tercüme kelimelerin, Türkçe’de akla getirdiÄŸi ÅŸeyler, orjinalinin kendi dil anlayışı içinde çaÄŸrışım yaptığı ÅŸeyleri akla getirmiyor. Bu yüzden de, bu tercüme karşılıklar bana yabancı kelimelerden daha yabancı kalıyor, muhtemelen birçok kiÅŸi için de öyledir.
Direkt çeviri ile önerilen kelimelerden baÅŸarılı olanlar da yok deÄŸil, ancak ben bunun kullanılan kelimelerin hem İngilizce’de hem de Türkçe’de insanların aklına benzer çaÄŸrışımlar yapması ile açıklanabileceÄŸini düşünüyorum. E-mail yerine önerilen e-posta kelimesi buna örnek gösterilebilir. E-posta kelimesi hemen herkes için kabul edilebilir bir karşılık halinde yoÄŸun bir ÅŸekilde kullanılmaya baÅŸlamışken, baÅŸka kelimeler için karşılıkları kullanılmıyorsa bunun altında yatan nedeni önerilen karşılıklarda aramakta fayda var. Bugüne kadar kimse bana “e-posta” kelimesini kullanmak için herhangi bir zorlayıcı öneride bulunmadığı halde, ÅŸu anda rahatlıkla e-mail yerine kullanıyorum. Çünkü bence, “posta” ile “mail” kelimelerinin algılanışı yönünden ve içerdiÄŸi farklı anlamlar bakımından birbirine çok yakın kelimeler. Posta kelimesi TDK Türkçe sözlüğüne göre şöyle tanımlanmış :
1. Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü
2. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt.
3. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer
Dictionary.reference.com’a göre de “mail” kelimesinin anlamı ÅŸu ÅŸekilde :
1. Letters, packages, etc., that are sent or delivered by means of the postal system
2. A single collection of such letters, packages, etc., as sent or delivered
3. Also, mails. the system, usually operated or supervised by the national government, for sending or delivering letters, packages, etc.; postal system
Görüldüğü gibi her iki yerde de kelimeler için çok benzer tanımlar yapılmış. Özellikle “posta” ve “mail” in hem “getiren-götüren bir sistemi” hem de “getirilen ve götürülenlerin kendisini” ifade ediyor olmasına dikkat çekmek istiyorum. Bu önemli bir ayrıntı çünkü e-mail kelimesinde aslında “e-mail”in “kendisini getiren sistemi” de çaÄŸrıştıran bir anlam derinliÄŸi var. Aynı ÅŸey posta için de geçerli. Son dönemde bazı arkadaÅŸların e-posta yerine “mektup” kelimesini kullanmaya çalıştıklarını görüyorum.Bence “e-mail” yerine “mektup” kelimesinin kullanımı “e-mail” kavramının anlamını daraltmakla birlikte içine gizli olarak “elektronik” manasını katmaya çalışıldığı için “mektup” kelimesinin Türkçe’deki letafetini de kaybettirmektedir. Bizim kelime daÄŸarcığımızda anlam açısından “mektup” sadece “yazı” taşır, dolayısıyla “e-mail” gibi içinde yazı haricinde birçok ÅŸey taşıyabilen bir unsurun, bizde de aynı mana ile kullanılan “posta” ile karşılanması daha güzeldir. Çünkü “posta”, mektup da dahil olmak üzere bize ulaÅŸan her türlü ileti için kullanılabilir.
Aslında İngilizce’de “letter (mektup)” yerine “mail (posta)” denilmesinin muhtemelen bir hikmetinin de yukarıdaki düşüncem olduÄŸu kanaatindeyim. Ayrıca bir terime karşılık getirilirken, kelimenin beraber kullanılacağı diÄŸer terimleri de beraber düşünmek gerekiyor. “Mail server”, “mail protokol” gibi kelimeleri düşününce, “mektup sunucusu” ve protokol’ün TDK çevirisi ile “mektup iletiÅŸim kuralları” gibi kabul görmesi zor ve anlam bakımından zayıf çeviriler ortaya çıkacaktır. Bu durum da hem getirilen karşılığın dilde yerleÅŸmesini zorlaÅŸtıracak, hem de dilimizin zenginliÄŸini ortaya koyamayan bir durum oluÅŸturacaktır.
Konu ile ilgilili “özTürkçeci” bazılarını düşündürmek açısından bir konuyu da belirtmek istiyorum. “posta” kelimesi harfleri bile deÄŸiÅŸmeden İtalyanca’dan, “mektup” kelimesi de bize orjinal hali ile Arapça’dan geçmiÅŸtir. Dolayısıyla bizim karşılık bulamadığımız, Türkçe kurallarımıza genel olarak uygun kelimeleri dilimize eklememizde bir sakınca olmamalı. Ya da kelimeleri kendi dilimizin fonetiÄŸine uygun hale getirerek kullanmak da sorun çıkarmamalı diye düşünüyorum.
Son bahsettiÄŸim mevzu ile ilgili aslında bazılarının çok farklı hissiyatlar içinde olduÄŸunu da düşünüyorum. Bazıları Arapça’dan, Farsça’dan geçen kelimelere “tu kaka” derken, bazıları da Avrupa ve Amerika’dan dilimize katılan kelimelerden rahatsızlık duyuyor bence. Yoksa “media”yı “medya” olarak kullanıyorken, “posta”yı İtalyanca’dan aynen almışken, “internet” yerine “Genel aÄŸ” gibi gereksiz bir karşılık bulma telaşına girilmezdi bence. Hem de biz “internet”i kendi dilimizin fonetiÄŸine uygun telaffuz ediyorken. Kelimenin dilimizin kurallarına “posta” dan daha çok uyuyor olması da ayrı bir konu. Orjinali yerine daha iyi bir önerimiz yoksa, kelimeyi “bizleÅŸtirmek” hem daha kolay yaygınlaÅŸmasına, hem de dilimizin zenginleÅŸmesine yardımcı olur.
Buraya kadar aktardıklarımı özetleyecek olursam, bilgisayar ile ilgili terimlere karşılık bulunma çalışmalarında bence şunlara dikkat edilmelidir:
1. Orjinal kelimenin kullanıldığı yerler, kazandığı manalar yaptığı çağrışımlar incelenmeli, orjinal kelimeleri kullanan insanlara mana, fonetik ve ifade açısından yabancı gelmeyecek kelimeler seçilmeli
2. Zeka ve yaratıcılık içeren kelime, kelime grubu ve birkaç kelime ya da kelime parçasından meydana gelen sözcüklere karşılıklar için belki de yeni kelimeler üretilmeli, üretilemiyorsa varolan yabancı kelime temelde yazıldığı gibi okunmasına dikkat edilerek dilimize kazandırılmalı
3. Kelime ve ifadelere karşılık bulunması ile ilgili çalışmalarda mutlaka genç ve bu sektörün içinden gelen insanların görüşlerine ve eleÅŸtirilerine önem verilmeli. Belki yabancı terimlere karşılık olarak düşünelen “aday terimler” bu gibi insanların deÄŸerlendirilmesine sunularak bir nabız yoklaması yapılmalı.
4. Özellikle internet ve beraberindeki teknolojilerle ilgili bilgiler, kaynak dökümanlar Türkçe’ye çevrilerek, insanların yabancı kaynaklara bağımlılığı azaltılmaya çalışılmalı.
5. Özellikle kemikleÅŸmiÅŸ bazı yabancı kelimeler için (internet gibi), karşılık bulma yerine kelime Türkçe’ye mümkün olduÄŸunca uygun hale getirilerek “bizleÅŸtirilmeli”. Tıpkı yabancı dillerden geçen diÄŸer kelimelerde olduÄŸu gibi (bknz : herkes ve her ÅŸey’in “her” i - Farsça, “kes” - Farsça, “ÅŸey” - Arapça [herkes kelimesinin birleÅŸik bir kelime olduÄŸunu kaç kiÅŸi biliyor merak ediyorum?] )
Bu genel görüşlerimden sonra, bu konunun tartışmalı sayılabilecek bir boyutunu dile getirmek istiyorum.























