İtiraf : Java seni hiç sevemedim ki!
Yıllardır birçok programlama dili ile haşır neÅŸir oldum. Bazılarıyla iÅŸ icabı, bazıları sadece meraktan beraber günler geceler geçirdim. Fakat Microsoft’un asp.net’ini bile dönem dönem bazı özellikleri açısından sevimli bulsam da Java’yı bir türlü sevemedim.
İlk önce, internetin ilk yaygın dönemlerinde o sitede bu sitede karşılaÅŸtığım Java appletlerini sevmemiÅŸtim. Sonra daha geliÅŸmiÅŸ java appletler için çoÄŸu kez mecbur kaldığımdan hem sistem kaynaklarını hunharca tüketen hem de bilgisayarımda kapladığı yer açısından Sun’ın Java Virtual Machine’ini indirmeyi, kurmayı ve gayr-ı ihtiyari kullanmayı sevmedim. Sun, virtual machine için Microsoft’a dava açtığında, kötünün iyisi diyerek Microsoft’un kazanmasını istemiÅŸtim davayı. Zira Microsoft’un virtual machine’i hem daha az kaynak tüketiyor hem de daha az yer kaplıyordu disk üzerinde.
Sonraları Java ile hazırlanan güya platform bağımsız masaüstü uygulamalarını sevmedim. Hem görsellikten yoksun idiler, hem de gene yavaş çalışıyor, sistem kaynaklarımı sanki bilgisayarım enterprise uygulamaları sunan pahalı bir sunucuymuşcasına bol bol kullanıyordu. Platform bağımsızlığın sağlanabilmesi için de yok SDK idi yok bilmem ne idi bir sürü şey kurmak gerekiyordu. Halbuki bazı Java uygulamalarını çalıştırmak için gereken ekstra kurulum ve sistem kaynakları ile rahatlıkla Virtual PC gibi bir uygulama ile istediğimiz işletim sistemini kurup kullanabiliyorduk.
Bir ara JSP’yi sevmeye baÅŸladığımı zannetmiÅŸtim, ama gördüm ki buzdağının görünen ucu imiÅŸ JSP. Yok spring, yok struts, yok hibernate yok bilmem ne derken bir de yanında Tomcat mi kullansak, JBOSS ya da JRun arasında bir seçim mi yapsak, “hangi xml dosyası ile bunu konfigüre ediyorduk yahu?” gibi insanın kafasında sürekli sorular bırakan ve hiç developer-friendly olmayan Java seni tekrar sevmedim.
Java’dan bazen mecburen C# ve Visual Studio tarafına geçince “oh be!” dediÄŸim bile oldu. Hatta itiraf edeyim, hep öyle dedim. Microsoft bile, beni bitmek bilmek bilmeyen isimler, tanımlar ile bunalımlara sürekleyen Java’nın mimarı Sun’dan bana daha sevimli geldi hep.
Son dönemde SAP ile tanışıp, çeÅŸitli vesilelerle gene Java ile özellikle enterprise iÅŸlerdeki yüzü ile yüzyüze gelmek zorunda kalınca, gene sevmedim Java’yı. Hep bir kaos ortamı gibi geldi Java bana. Herkesin bir kısmını bildiÄŸi, ÅŸirazesi bozulmuÅŸ ve kimsenin de artık bir araya getiremeyeceÄŸi ansiklopedik bir kitap olmuÅŸ gibi geldi bana Java. UÄŸraÅŸtım çabaladım sevmek için ama olmadı, gene kötünün iyisi nerdesin deyip Microsoft ürünlerine koÅŸtum.
Åžimdi MySQL’i satın alan Java‘nın sahibi nedeniyle Java dünyasını bir miktar daha sevmiyorum. Çok tekelleÅŸmeye çalışır gördüm seni diyesim geliyor Sun’a. Sevmiyorum seni Java! Benden uzak ol da nerede olursan ol. Umarım bazılarının öngördüğü gibi Ruby-on-Rails gibi alternatiflerin altında ezilir kalırsın.
Yaşasın script dilleri! Yaşasın PostgreSQL!























