Ağu 11
Kimindir.com sitesinin belli bir kitle tarafından kullanılmaya başlanmasından ve arama motorlarında da üst sıralara çıkmasının ardından geçtiğimiz birkaç sene içinde bana çeşitli kişilerden bazı geri dönüşler oldu. Birbirine benzeyen birçok istek veya soru olunca bu konuda bir yazı yazmak gerektiğini düşündüm.
Whois nedir aslında buradan başlamak lazım. Çünkü insanların çoğu alan adı sahibi olsalar bile bu konuyu pek bilmiyorlar ya da tamamen yanlış biliyorlar. Whois bilgisi; alan adının sahibinin iletişim bilgilerini içeren, alan adının bir nevi künyesi sayılabilecek bir bilgidir. Bu bilginin kaynağı öyle ya da böyle alan adını satın alan kişidir. Ve farkında olsa da olmasa da bu künye bilgisini tüm internete kısıtsız bir şekilde açmayı kabul etmiş demektir.
Continue reading »
Kas 07
Birkaç haftadır Arnavutluk’un başkenti Tiran’dayım ve uzun süreli olarak kalmak üzere buraya yerleşmeye ve alışmaya başladım. Öncelikle bir yere gezmek/görmek için gitmenin oraya yaşamak için gitmekten çok daha farklı tecrübeler yaşattığını iletmem lazım. İlk defa ağustos ayında buraya geldiğimde şu anda gördüklerimden daha farklı şeyler dikkatimi çekmişti. Şimdi ise buradaki hayatın gerçeklerini daha net görmeye başladım. Gördüğüm şeyler arasında iyi olan şeyler de mevcut, Türkiye’ye göre kötü olan şeyler de mevcut.
En başta şunu söylemem lazım ki, burada bazı işleri halledebilmek için Arnavutça şart. Bu nedenle eğer Arnavutça bilmiyorsanız mutlaka Arnavutça bilen birisinin yanınızda olmasında fayda var. Mümkünse bir Arnavut vatandaşı olursa daha iyi olur. Arnavutça’nın elzem olduğu konuların başında bir ev kiralamak geliyor. Çünkü o kadar ev baktık, ettik ama İngilizce bilen bir ev sahibine rastlamadık. Bize tercümanlık eden birisi ile görüşebildik.
Continue reading »
Mar 27
Bazen hissedileni hissedenden çok hisse tercüman olabilen anlatıyor. Çok veciz duygular içinde olduğumuzu düşündüğümüz hallerde, duygularımızı aynı vecizlikle ifade edememek, o klasik ifade ile “kelimelerin kiyafetsiz kalması” ile anlatılan acizlik içine bırakıyor bazımızı zaman zaman. Bu anı tercüme için bazen bir şarkı, bazen bir şiir gerekiyor.. İşte şu anıma tercüman olmak için bir tesadüf silsilesi içinde kulaklarıma gelen bir şiir.. Başka türlü ya da daha veciz anlatamazdım zaten..
Hepsi bu / Yılmaz Erdoğan
Değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:
bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak
şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhabayı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar
değişen ben değilim
dönüşen savaş
artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya
yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri…
geceler…
yani
Ahmet Haşim in kafiyeleri…
seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus
bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var…
işte hepsi bu kadar…
Şub 26
Sigarayı savunan biri değilim ancak elime bir arkadaşın fi tarihinde bana göndermiş olduğu bir yazıyı görünce, bu ilginç yazıyı paylaşmak istedim. Yazarı (google cachelerinden yakaladığım kadarı ile) Recai Güllapdan sanırım. Ancak emin değilim, yazıyı kimin yazdığı ile ilgili somut bir bilgisi olan varsa yorum olarak iletirse sevinirim. Buyrun efenim…
Sigara Aleyhdarlarına Reddiye ve Sigara Tellendirmenin Adab-ı Muaşereti Hakkında Sosyo-Bilmemne Bir Yaklaşım
Bu yazı sigara lehindedir! Muhterem kaarilerimin okumaya başlamadan evvel yumuşak bir koltuğa oturarak, kravatını gevşetip tercihan kibritle bir sigara tellendirmesini şiddetle tavsiye ederim.
Humphrey Bogart’ı tanırsınız değil mi?
Aktörlüğüne kulak asmayın: Ama hazretin meşhur “Casablanca” filminin havaalanı sahnesinde bir sigara içmesi vardır ki, ne zaman hatırlasam ellerim kendiliğinden pakete uzanır. Sigarayı öyle içmelidir. Trençkonun yakalarını kaldırıp, fötrün sağ ön siperini kaş üstüne yıkarak ve bakışların en anlamlısıyla… (Yuvarlak, sert, içimli ve filtresiz Fransız sigaraları bu iş için birebirdir.)
Continue reading »
Oca 02
2007′yi geride bıraktığımız şu günlerde son dönemde, programlama ile herşeyden daha fazla içli dışlı olduğumdan olsa gerek, 2008 yılını dünya hayatının sene denilen parçasının 2008 nolu versiyonu olarak düşünmek hoşuma gidiyor. Evet, “yaşam” isimli işletim sisteminde kullanılmak üzere, “yıl” isimli programın yeni versiyonu, yani 2008 versiyonu kullanıma hazır. Başka “yaşam” programlarından farklı olarak “yıl” programı bildiğiniz olarak isteğiniz dışında otomatik olarak güncelleniyor. Dolayısıyla “yaşam” üzerindeki tüm kullanıcı hesaplarındaki “yıl” programı otomatik olarak başarıyla güncellenerek versiyon 2008′e yükseltildi. Geçiş yaklaşık 24 saatte tamamlandı ve herhangi bir problem ile karşılaşılmadı. Continue reading »
Son Yorumlar