27 Mar, 2008
Bazen hissedileni hissedenden çok hisse tercüman olabilen anlatıyor. Çok veciz duygular içinde olduğumuzu düşündüğümüz hallerde, duygularımızı aynı vecizlikle ifade edememek, o klasik ifade ile “kelimelerin kiyafetsiz kalması” ile anlatılan acizlik içine bırakıyor bazımızı zaman zaman. Bu anı tercüme için bazen bir şarkı, bazen bir şiir gerekiyor.. İşte şu anıma tercüman olmak için bir tesadüf silsilesi içinde kulaklarıma gelen bir şiir.. Başka türlü ya da daha veciz anlatamazdım zaten..
Hepsi bu / Yılmaz Erdoğan
Değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:
bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak
şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhabayı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar
değişen ben değilim
dönüşen savaş
artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya
yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri…
geceler…
yani
Ahmet Haşim in kafiyeleri…
seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus
bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var…
işte hepsi bu kadar…
26 Feb, 2008
Sigarayı savunan biri değilim ancak elime bir arkadaşın fi tarihinde bana göndermiş olduğu bir yazıyı görünce, bu ilginç yazıyı paylaşmak istedim. Yazarı (google cachelerinden yakaladığım kadarı ile) Recai Güllapdan sanırım. Ancak emin değilim, yazıyı kimin yazdığı ile ilgili somut bir bilgisi olan varsa yorum olarak iletirse sevinirim. Buyrun efenim…
Sigara Aleyhdarlarına Reddiye ve Sigara Tellendirmenin Adab-ı Muaşereti Hakkında Sosyo-Bilmemne Bir Yaklaşım
Bu yazı sigara lehindedir! Muhterem kaarilerimin okumaya başlamadan evvel yumuşak bir koltuğa oturarak, kravatını gevşetip tercihan kibritle bir sigara tellendirmesini şiddetle tavsiye ederim.
Humphrey Bogart’ı tanırsınız değil mi?
Aktörlüğüne kulak asmayın: Ama hazretin meşhur “Casablanca” filminin havaalanı sahnesinde bir sigara içmesi vardır ki, ne zaman hatırlasam ellerim kendiliğinden pakete uzanır. Sigarayı öyle içmelidir. Trençkonun yakalarını kaldırıp, fötrün sağ ön siperini kaş üstüne yıkarak ve bakışların en anlamlısıyla… (Yuvarlak, sert, içimli ve filtresiz Fransız sigaraları bu iş için birebirdir.)
Devamı… »
2 Jan, 2008
2007′yi geride bıraktığımız şu günlerde son dönemde, programlama ile herşeyden daha fazla içli dışlı olduğumdan olsa gerek, 2008 yılını dünya hayatının sene denilen parçasının 2008 nolu versiyonu olarak düşünmek hoşuma gidiyor. Evet, “yaşam” isimli işletim sisteminde kullanılmak üzere, “yıl” isimli programın yeni versiyonu, yani 2008 versiyonu kullanıma hazır. Başka “yaşam” programlarından farklı olarak “yıl” programı bildiğiniz olarak isteğiniz dışında otomatik olarak güncelleniyor. Dolayısıyla “yaşam” üzerindeki tüm kullanıcı hesaplarındaki “yıl” programı otomatik olarak başarıyla güncellenerek versiyon 2008′e yükseltildi. Geçiş yaklaşık 24 saatte tamamlandı ve herhangi bir problem ile karşılaşılmadı. Devamı… »
24 Dec, 2007
Hergün bir yerden göçmek ne iyi
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş
Hergün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş
Dünle beraber gitti cancağızım
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım
Mevlana Devamı… »
21 Oct, 2007
Haftabaşında Telekom çalışanları greve gitti, ama tesadüfe bakın ki grevin başladığı anda çeşitli yerlerde fiberoptik kablolar kesildi birer birer. Azıcık aklı olan herhangi birinin anlayabileceği gibi, bunu grev yapanlardan başkası durduk yere yapmış olamazdı. Tabii her ne kadar böyle düşünsem de, ortada somut bir kanıt olmadığı için gene de "yok canım, böyle birşey yapmış olamazlar" diyerek bu olaya başka şer odakları aradım hafta boyunca. Ancak az önce gördüğüm bir haber ile kanın beynime sıçraması bir oldu.
Haberin başlığı herşeyi anlatıyor zaten : Telekom teknisyeni kabloları keserken suçüstü yakalandı.
(Kaynak : http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=603807)
Devamı… »