Ara 27

Hasan kardeşim blogundaki son yazısında (Pratisyen Hekim veya Kalp Cerrahı Olmak) gittiği bir iş görüşmesi sonrasında yazılım dünyasında bence hem şirketler hem de çalışanlar için sürüp giden bir problemi işaret etmiş. Bu ve bununla ilintili diğer bazı konular üzerinde ben de bazı sıkıntıları yazmak istedim.

Öncelikle özellikle daha çok web dünyasında çalışan bir yazılımcı olarak meselenin özünde yer aldığını düşündüğüm bir konuyu aktarayım. İnternet hayatımıza ilk girdiği andan itibaren bu sektörde uzmanlaşmayı kavrama konusunda ciddi bir yanlış algı oluşmaya başladı. Çünkü “web yazılımcısı” diye genelleyebileceğimiz yazılım sektöründe çalışanların yaptıkları işin aslında bir mühendislik işi olduğunun bilinmemesi, anlaşılamaması veya anlaşılmak istenmemesi kendine ya da bir başkasına “site yapabilen” herhangi birini “web yazılım uzmanı” haline getirdi.  Hayatında sadece hazır bir araçla, hazır bir kodla ya da hazır bir altyapı ile site yapmış olanların bazıları (aslında bence büyük çoğunluk) bir süre sonra forumlarda “böyle birşey yapmak istiyorum, varsa hazır kod gönderir misiniz” şeklinde gelişimlerini devam ettirdiler. Herşeyi işlerine o anda yaradığı kadar öğrendiler. Yaptıklarını iddia ettikleri mesleği şöyle birkaç ay HTML, ASP veya PHP ile uğraşan herhangi birinin kolayca yapabileceği bir meslek olarak kabul ettiler. İşin kötüsü, işi a’dan z’ye öğrenmek konusunda bir gayretleri olmadığı, herhangi bir dökümanı okumayı angarya olarak gördükleri, bilgilerini artırabilecek herhangi bir internet kanalını takip etmedikleri ve çevrelerindeki birçok insanın da bu işi böyle götürdüklerini gördükleri için bir anda kendilerini “uzman” kabul ettiler. Uzman(!) bir adama yeni birşey öğrenmek gerekmediği düşüncesinden hareketle, öğrenme işini “forumdan bulamadığım şeyleri Google’dan aratıp bulurum”a indirgediler. Ve böylece günümüz Türkiye’sinde kendi “uzman web yazılımcısı, programcısı” olarak tanımlayan büyük bir güruh oluştu.

Continue reading »

Share
Oca 27

PHP ile dosyanızın gerçek yerini ve ismini göstermeden download ettirebilmek çokça yapılan, yapılmaya çalışılan ya da forumlarda filan sorulan bir sorudur. Ben geçenlerde bu soruyu download edilen dosyanın download edilme hızını ayarlayabilme konusunu da ekleyerek genişleteyim istedim. Geçenlerde bana lazım oldu, varolan teknikleri inceleyerek en son şöyle bir kod hazırladım. Download limitini yaklaşık 10Kbyte olarak belirliyor bu script, isterseniz ayarları ile oynayarak daha hızlı download imkanı da verebilirsiniz.

Continue reading »

Share
Oca 27

İnternette dolaşırken genelde sürekli linklere ardı ardına tıklayıp durmayız. Bir linke tıkladıktan sonra belirli bir süre o sayfada kalır, sonra eğer istersek sayfa üzerindeki başka bir linke tıklayarak yolumuza devam ederiz. Kullandığımız web tarayıcısı da sayfada durduğumuz anlarda, boş boş oturur teorik olarak. Bu boş vakti değerlendirmek lazım diye düşünen Mozilla geliştiricileri, çoğu web uygulama geliştiricisinin belki henüz haberi olmayan bir özelliği Firefox için varsayılan olarak aktif hale getirerek, tarayıcının boşta kaldığı anları faydalı bir şekilde değerlendirmesini sağlamışlar.

Bu özelliğin ismi "Link Prefetching", yani linklerin önden yüklenmesi. Temel olarak yaptığı iş ise, sayfa kodlarında belirtilen link ya da dosyalara browser boşta (idle) kaldığında istek gönderilerek ön belleğe (cache) alınması işlemi. Yani eğer bir sayfanın kodlarında "prefetch" edilmesi gerektiği yönünde bir kod bulunursa, siz o sayfayı incelerken tarayıcınız belirtilen linkleri sessiz sedasız isteyerek, siz tıkladığınızda sanki localden çalışırmışcasına hızlı gelmesini sağlıyor demektir. Bu özelliği şu anda Google, arama sonuçları sayfalarında kullanıyor, dolayısıyla siz Google üzerinden bir arama yaptıktan sonra sonuçları incelerken Firefox’unuz Google’ın belirttiği sayfaları siz linklere tıklamadan ön belleğine almaya başlıyor. Böylece herhangi bir sonuca tıkladığınızda anında sayfayı karşınızda bulabiliyorsunuz.

Continue reading »

Share
Oca 18

Yıllardır birçok programlama dili ile haşır neşir oldum. Bazılarıyla iş icabı, bazıları sadece meraktan beraber günler geceler geçirdim. Fakat Microsoft’un asp.net’ini bile dönem dönem bazı özellikleri açısından sevimli bulsam da Java’yı bir türlü sevemedim.

İlk önce, internetin ilk yaygın dönemlerinde o sitede bu sitede karşılaştığım Java appletlerini sevmemiştim. Sonra daha gelişmiş java appletler için çoğu kez mecbur kaldığımdan hem sistem kaynaklarını hunharca tüketen hem de bilgisayarımda kapladığı yer açısından Sun’ın Java Virtual Machine’ini indirmeyi, kurmayı ve gayr-ı ihtiyari kullanmayı sevmedim. Continue reading »

Share