Ağu 11
Kimindir.com sitesinin belli bir kitle tarafından kullanılmaya başlanmasından ve arama motorlarında da üst sıralara çıkmasının ardından geçtiğimiz birkaç sene içinde bana çeşitli kişilerden bazı geri dönüşler oldu. Birbirine benzeyen birçok istek veya soru olunca bu konuda bir yazı yazmak gerektiğini düşündüm.
Whois nedir aslında buradan başlamak lazım. Çünkü insanların çoğu alan adı sahibi olsalar bile bu konuyu pek bilmiyorlar ya da tamamen yanlış biliyorlar. Whois bilgisi; alan adının sahibinin iletişim bilgilerini içeren, alan adının bir nevi künyesi sayılabilecek bir bilgidir. Bu bilginin kaynağı öyle ya da böyle alan adını satın alan kişidir. Ve farkında olsa da olmasa da bu künye bilgisini tüm internete kısıtsız bir şekilde açmayı kabul etmiş demektir.
Continue reading »
Ara 27
Hasan kardeşim blogundaki son yazısında (Pratisyen Hekim veya Kalp Cerrahı Olmak) gittiği bir iş görüşmesi sonrasında yazılım dünyasında bence hem şirketler hem de çalışanlar için sürüp giden bir problemi işaret etmiş. Bu ve bununla ilintili diğer bazı konular üzerinde ben de bazı sıkıntıları yazmak istedim.
Öncelikle özellikle daha çok web dünyasında çalışan bir yazılımcı olarak meselenin özünde yer aldığını düşündüğüm bir konuyu aktarayım. İnternet hayatımıza ilk girdiği andan itibaren bu sektörde uzmanlaşmayı kavrama konusunda ciddi bir yanlış algı oluşmaya başladı. Çünkü “web yazılımcısı” diye genelleyebileceğimiz yazılım sektöründe çalışanların yaptıkları işin aslında bir mühendislik işi olduğunun bilinmemesi, anlaşılamaması veya anlaşılmak istenmemesi kendine ya da bir başkasına “site yapabilen” herhangi birini “web yazılım uzmanı” haline getirdi. Hayatında sadece hazır bir araçla, hazır bir kodla ya da hazır bir altyapı ile site yapmış olanların bazıları (aslında bence büyük çoğunluk) bir süre sonra forumlarda “böyle birşey yapmak istiyorum, varsa hazır kod gönderir misiniz” şeklinde gelişimlerini devam ettirdiler. Herşeyi işlerine o anda yaradığı kadar öğrendiler. Yaptıklarını iddia ettikleri mesleği şöyle birkaç ay HTML, ASP veya PHP ile uğraşan herhangi birinin kolayca yapabileceği bir meslek olarak kabul ettiler. İşin kötüsü, işi a’dan z’ye öğrenmek konusunda bir gayretleri olmadığı, herhangi bir dökümanı okumayı angarya olarak gördükleri, bilgilerini artırabilecek herhangi bir internet kanalını takip etmedikleri ve çevrelerindeki birçok insanın da bu işi böyle götürdüklerini gördükleri için bir anda kendilerini “uzman” kabul ettiler. Uzman(!) bir adama yeni birşey öğrenmek gerekmediği düşüncesinden hareketle, öğrenme işini “forumdan bulamadığım şeyleri Google’dan aratıp bulurum”a indirgediler. Ve böylece günümüz Türkiye’sinde kendi “uzman web yazılımcısı, programcısı” olarak tanımlayan büyük bir güruh oluştu.
Continue reading »
Eyl 09
Uzun süredir Türkçe yayın yapan, sadece Linux ve ilgili konuların konuşulduğu, seviyeli bir forum arayışı içinde idim. Ancak maalesef, sadece Linux ile ilgilenen ama Linux’la ilgilenirken de sadece Ubuntu, Pardus gibi daha özel konular ile ilgili değil de, daha geniş manada Linux denilince akla gelen herşeyin olabildiği bir forum bulamadım. Linux’la ilgili birçok forum ya belirli bir bölgeyi ilgi alanı olarak seçmiş ya da forumun Linux ile alakalı kısmı forumun geri kalan konularından daha az yer tutmakta idi.
Düşünüp dururken, neden ben böyle bir forum koyarak herkesin faydasına açmıyorum diye düşündüm. Bu fikri hayata geçirmekteki en etkili neden ise, benim bunu bilgi haricinde bir fayda beklemeden yapabileceğim noktası idi. Forum dediğimiz şey için birçok açık kaynak kodlu proje var zaten. Tek yapmak gereken, sade bir tema ayarlayarak, kurulumu gerçekleştirmek ve uygun bir şekilde sunmak idi. Asıl yorucu olan, Linux gibi büyük bir aileyi konulara bölmeye çalışmak ve bu kategorizasyonu uygun bir seviyede tutabilmekti. Elimden geleni yapmaya çalıştım bu konuda. Continue reading »
Nis 03
Spam e-postaların yaygınlaşmasını sağlayan önemli durumlardan birisi, e-posta adreslerinin web sitelerinde herkesin erişebileceği bir şekilde ve özellikle metin olarak yayınlanıyor olmasıdır. Çünkü malumunuz olduğu üzere, arama motoru botları gibi e-posta avına çıkan kötü niyetli botlar da internette buldukları her siteden e-posta adresleri elde etmeye çalışırlar. Bu botların topladığı e-posta listeleri de birçok firmaya spam yapması için satılır. Zaten bu tür bir listede e-posta adresinizin geçiyor olması demek, bu listeler yayıldıkça size gelecek spam sayısının neredeyse logaritmik olarak artması demektir.
Bu duruma karşı kesin bir önlem almak maalesef mümkün değil. En iyisi e-posta adreslerinizi mümkün olduğunca internet üzerinden hiç paylaşmamak bence. Çeşitli yerlere üyelikler, vb gibi şeyler için normalde kullanmadığınız bir adet gmail adresi işinizi görecektir.
Continue reading »
Mar 12
Diyelim ki, bir yerde çalışıyorsunuz ve çalıştığınız ofiste internete erişmek için size verilen http proxy ayarını girmek durumunda kalıyorsunuz. Ve bulunduğunuz yerin sistem yöneticileri pop3, smtp portlarına erişimi de kapattığı için Outlook kullanamıyorsunuz. Proxy girmediğiniz zaman hiçbir siteye erişemiyor, IP lerini pingleyemiyor ya da telnet ile 80 ve 443 portlarını kontrol ettiğinizde bağlanamadığınızı görüyorsunuz. Ve “sadece outlook ile e-postalarımı kontrol etmek, e-posta gönderebilmek istiyorum” şeklindeki çok masum bir isteğinizi dile getirdiğinizde sistem yöneticilerinden aldığınız cevap “e-postalarınızı web üzerinden kontrol edebilirsiniz” gibi eskilerin “malumu ilan etmek” dedikleri türden anlamsız yanıtlar alıyorsunuz. Bu durumda ne yapmalısınız ki Outlook’u tıpkı o eski güzel günlerde olduğu gibi :) kullanabilesiniz?
Yukarıdaki paragrafta anlatılanlar gerçek bir hikayeden alınmıştır. Soruyu soran kişi yukarıda bahsettiğim durumu yaşayan bir arkadaşım, bu yardım çağrısının muhatabı da bendim:) Kendisine öncelikle önereceğim çözümü kısaltmak için Outlook yerine Thunderbird kullanmasını önerdim. Çünkü Outlook bildiğim kadarı ile SOCKS proxy desteklemiyor. Fakat Outlook ile sadece e-postalarına değil de exchange server üzerinden güncellediği takvimine de ulaşmak ve exchange serverın diğer bazı özelliklerini de kullanmak istediği için çok ısrar edemedim.
Bu sorunu aşmak için en belirgin yöntemlerden biri putty ile size verilen proxy ayarları ile girerek 443 ya da 80 portundan çalışan bir SSH sunucusuna kullandığınızın makinanın bir portunu bağlamak ve bu sayede bir SOCKS proxy oluşturabilmektir. Yani kullandığımız proxy’nin engelleyemeyeceği bir port üzerinden (443 – https gibi) bizi herhangi bir şekilde kısıtlamadan internete açacak bir SSH sunucusuna bağlanacağız. Ve kullanacağımız uygulamaları proxy içinden güvenli bir şekilde geçecek bu “tünel”e (SOCKS proxy) bağlayarak proxy’nin kurallarını aşmış olacağız.
Continue reading »
Son Yorumlar